hızlı erişim tepe hızlı erişim alt
iç sayfa başlangıç

Reklam Yorumları



14.06.2010

Uludağ Mandalinata Reklam Yorumu



Reklamın amacı, tüketiciyi, ürün ve hizmet veya marka hakkında bilgilendirmektir. Bilgilendirirken reklamın etki gücünü arttırmak için pek çok yöntem kullanılmaktadır. Ama bu tip kullanımlar normalde, marka veya ürünleri hakkında, tüketicilerin olumlu düşünce ve hislerinin oluşturulması içindir. Kimi mizahı, kimi ünlü bir simayı, kimi animasyonu, özenle üzerine çalışıp ürettikleri müziği bu amaçlar doğrultusunda tasarlayıp kullanmaktadır. Ama genellikle bu kullanım biçimlerinin hepsi, tüketicileri marka veya ürüne, hizmete yakınlaştırmak, bunları sevmelerini ve tercih etmelerini sağlamaya yönelik olarak tasarlamaktadır. Çünkü bu his ve algılar, bir markanın pazardaki yaşamı için çok önemli olmaktadır.
Reklam, tüketicilerin beğenilerine hitap eder, onları marka, ürün, hizmete yaklaştırır, aralarında bağ kurmalarını sağlamaya çalışır. Ama olumlu yönde bağ kurmaya çalışır.

Fakat ne yazık ki, Uludağ markasının reklamında, bu tip iyimser veya olumlu yakınlaştırma çabalarını görememekteyiz. Sanki daha çok rahatsız ederek, başarı yakalamaya çalışır gibidir, işte bu durum anlaşılmaz olarak ortaya çıkmaktadır.
Öncelikle, ürünlere bulunan isimler; sözcüklerin eğrilip bükülmesiyle oluşturulmuş, anlamsız ve rahatsız edicidir. Söylenişleri itibariyle kulakları tırmalayan, ısıran özelliktedir. Hâlbuki ürün isimlerinin, insanların sevebilecekleri, yakınlık duyabilecekleri, anlamlı, söylenişi basit, vurgusu uyumlu olmalıydı. Ama bu ürünlerin isimleri, insanları uzaklaştırmakta yani mesafe koymalarını sağlayacak şekilde üretilmiştir. İnsanlar bu ürün isimlerini söylemekten bile rahatsız olmaktadır.
Reklamda kullanılan müzik, insanların duymaktan kaçındıkları seslerle özdeşleştirmelerine neden olacak kadar kötü seçilmiştir. Örneğin; kapı gıcırtısı veya iki metalin sürtünmesi gibi hisler uyandırmakta ve reklam gelir gelmez, insanların zap yapmalarına neden olmaktadır.

Reklamda kullanılan ses, yani şarkıcı sesi; normalde reklam müziklerinin de, yukarıdaki özellikleri içermesi gerekmektedir. İnsanlar müziği benimsemeli, ona yakınlık duymalı, müziğin tüketici ile marka ve ürün arasında kurduğu bağ olumlu etkiler içermelidir. Ama bu reklamın ne ürün isimleri, ne müzikleri ne de seçilen sesin nitelikleri, olumlu en ufak bir his, duygu, algı yaratmamaktadır. Tam tersine, insanları uzaklaştıran, hem de reklamın devamını izlemeye tahammül edemeyecekleri hale getirmektedir.

Elbette, reklamın etki gücüyle ilgili pek çok görüş bulunmaktadır.

Bunlardan en çok bilineni, “reklamın iyisi kötüsü olmaz, her şekilde, kendini gösteren, adını öyle ya da bu şekilde duyuran, zihinlerde yer eden reklam başarılı reklamdır” gibi.

Uludağ markasının böyle bir anlayışı mı var!, bilinmez ama…

Evet, Uludağ markasının reklamı, zihinlerde yer işgal etmektedir. İnsanlar, bu ürün isimlerini, bir kez duydular ve unutmayacaklardır. Zaten görülen de o'dur.

Ama hangi his, algı ve düşüncelerle?
 





iç sayfa bitişi
neden reklam.com.tr?