hızlı erişim tepe hızlı erişim alt
iç sayfa başlangıç

Reklam Yorumları



26.08.2010

Tüketici Zekası ve Medya Markt Reklamı



Günümüzde bazı reklam ajansları, tüketicinin dikkatini çekmek için, başka markaları tercih eden ile kendi markalarını tercih edenlerin seçimlerini kıyaslamaktadır. Fakat kıyaslama, üstün ürün özelliklerinin vurgulanması, ürünün faydalarından diğerlerine göre daha önde olanını öne çıkarmak şeklinde değil de, tüketicinin mantığı, zekâsı, seçimi, kendi parasını harcarken yaptığı hesapsızlık vurgulanmaktadır. Bu tip reklam tasarlama mantığını, günümüzde Medya Markt reklamlarında görebiliriz. Gerçi bu reklam hemen herkesin dikkatini çekmiş durumda, tüketiciler eleştiriyor, firmalar durumdan rahatsız. Çünkü Medya Markt'ın reklamlarında direkt olarak, “…. Kadar aptal değilim” demektedir. Yani mesaj gönderme, algılamasını sağlama, işaret veya ibareleri kullanmayıp direk hakaret etmektedir. Tabi insan bu tip reklamları görünce şaşırıyor. Böyle bir tasarımı, reklam ajansı nasıl yapar? Veya nasıl onaydan geçer? Medya Markt'ın daimi müşterilerinin bile reklamı beğenmeleri insana mantıklı gelmiyor. Tüketici, onun yararına yapılmış olsa bile, böyle bir reklam mantığını, kullanım biçimini sevimli bulmayacaktır. Ama bu mantığın nereden kaynaklandığı aslında bellidir.

Bazı öğretmenler vardır, öğrencisinin bazı yönlerine hakaret ederek, canını acıtarak, onun hakarete uğradığı, aşağılandığı yönlerini düzeltmesini bekler. Öğretmen, kendi doğrularını aktarma yolunu, doğru bulmadıklarını karalayarak yok etmek ister. Hâlbuki yapılanlar, öğretmene göre yanlış gelse de, gerçekten öğrencisinin yaptıkları veya izlediği yol, ona zarar verecek türden bile olsa, öğrencisinin kendi mantığı ve duygularının kararıdır. Kiminde mantığı, duygularının önüne geçmiştir, kiminde duyguları, kiminde istekleri veya arzuları öne geçmiştir, fakat sonuçta, bunların hepsi onun seçimidir. Onun mantığı, onun duygusu, onun seçimidir. Yapılanları veya olanları aşağılamak, bu yüzden insanların incinmesini sağlayarak, doğru bulunana yönlendirmek, genellikle başarısız olmaktadır. Çünkü insan, bu tip durumlarda, yapılan davranışın sahibi, olanın da öznesidir. İnsanlar herhangi bir davranışı gösterip eleştiriye uğradığında, eleştirinin niteliği, gelecek olan tepkiyi de belirlemektedir. Sert gelen bir eleştiri karşısında kişiler, kendilerini veya olayları değil, karşısındakinin davranışı üzerine yoğunlaşmaktadır. Yani inciten kişinin. Onu sorgulamaya başlamaktadır.

Medya Markt'ın reklamlarında olan da buna çok benzerdir. Tüketiciler burada, seçimlerini, seçimlerinin fiyatlarını, kalitesini, öne sürülen markanın özelliklerini sorgulamamaktadır. Burada onlara yapılan davranış, iletilen mesaj, kurulan cümle üzerinde durmaktadırlar. Sanmıyoruz ki, tasarlanan reklamın amacı, sorgulanmak olsun. Bunu ne reklam ajansı, ne de marka ister. Reklam, tüketicilerin belirlenmiş, istenilen davranışları göstermeleri için mesajları kurgular ve iletir. Tüketicinin, bilincine, farkındalığına, beğenilerine gönderilen mesajlar, çoğu zaman, tüketicinin, mesajları sorgulaması gerektiği bilincini vermez. Mesajlar gider ve tüketici, mesajda yapmasını istedikleri üzerinde düşünür. “ bu markanın şu özelliği varmış - bunun da şu özelliği, bu özellik şu işe yararmış, bunun ki de şu işe, hangisini seçmeli?… v.s. mesajların içeriğine bağlı olarak düşünceleri yönlendirilir. Bana niye şöyle veya öyle diyorlar ki? Bunların amaçları ne? Ne istiyorlar? Ne biçim konuşuyorlar?

Diye düşünmemelidirler.





iç sayfa bitişi
reklamın tek adresi